Tekkeköy Gündem

Akcagöz “Samsun’da Ohal Farklı İşliyor”

Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Başkanı Av.Tufan Akcagöz, Olağanüstü Hal uygulamasının, referandum döneminin demokratik seyrine ters düştüğünü ve Samsun’da da bu işin çok abartıldığını belirterek, açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin çoğu yerinden farklı olarak Samsun’da ayrı bir uygulamanın ortaya çıktığını dile getiren Akcagöz, ” Bir bağımsız grubun talebi üzerine görüş soran Emniyet Müdürlüğü’ne, refrandumda sivil toplum kuruluşlarına propaganda yapma serbestisini kaldıran İlkadım Seçim Kurulu’nun kararı buna örnektir. Hele ki, itirazımız sonuç verdi ve Yüksek Seçim Kurulu tarafından bu karar ortadan kaldırıldı. Dolayısıyla, bu noktada Samsun İlkadım ve İl seçim kurulunun verdiği karar hükümsüz hale geldi. Doğrusu da budur. Dileyen, dilediği gibi propagandasını yapabilmeli. Dileyen, özgürce ve kendi lisanınca bu süreçte taraf olabilmeli. Kanunların, siyaset yapmayı yasakladığı ve tarafsız olması gerekenleri bunun dışında tutuyorum. Anayasa’ya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı bile yollara düşmüş, ‘evet’ kampanyası yapıyorsa, vatandaş da yapabilmeli. Hem, evet propagandasına her yol açık, hayır propagandasına kapalı. Bunu kabul etmek mümkün değil. O halde, bırakın sivil toplum örgütleri, var oluş amacına uygun davranmaya devam etsinler. Bırakın, bu defa özgür ve tartışması az bir referandum dönemi yaşayalım. Bunu sağlamak elimizde. Bu nedenle idarecilerin de, baskıyı değil özgürlük alanlarını genişletmesi gerek. ” dedi.

Olağanüstü Hal döneminin, korku ve kaygıyı körüklediğini söyleyen CHP Samsun İl Başkanı Av.Tufan Akcagöz, ” Başından beri söylüyoruz. Ülkenin derhal normalleşmesi gerekiyor. 15 temmuzun üzerinden 8 ay geçti. Yavaş yavaş özgürlük alanlarının kendi yasal seyrine terk edilmesi gerekiyor. İnsanların, söylemekten korktuğu, düşünmekten dahi çekindiği bir ortamda referanduma gidiyoruz. Öyle ki, alenen ‘evet’ diyeceğini söyleyenler, kulağımıza eğilip ‘hayır’ diyeceklerini fısıldıyorlar. Bir kesim, hayır diyeceğini açıkça söyleyemiyor. Çünkü korkuyor. Endişe ediyor. Söz söylerken veya tercih açıklarken bu denli endişe ve korku duymak, zaten çoktan beri demokratik yapıdan uzaklaştığımızın ve baskıcı bir yönetim anlayışına teslim olduğumuzun göstergesidir. Ancak herşeye rağmen millet, doğruyu yanlışı ayırt edecek ve referandum sandığında ülkenin ihtiyacı olmadığı bir temel değişikliğe, dur diyecektir. Bahar geliyor. Tabiat uyanıyor. Doğanın uyanmasını engellemek mümkün mü? Değil. O halde, insanların uyanmasını da engellemek mümkün değil. 16 Nisan, dayatma ile hiç bir temel düzenlemenin varlık gösteremeyeceğinin, siyasi iktidarı elinde bulunduranlar tarafından da anlaşılacağı bir tarih olacaktır. Yaşadığımız topraklarda, sevgiye ve barışa ihtiyacımız var. Birbirimizi sevmekten vazgeçtiğimiz anda, asıl o zaman bölünmüş oluruz ki, millet olarak buna fırsat vermeyeceğiz ve refrandumda hayır diyeceğiz.” diye konuştu.