18.11.2017 - Tekkeköy Gündem

Savaş Mıydı? Darbe Miydi?

Ömer Naci Yılmaz

Yazarın şu ana kadar yazılmış 69 makalesi bulunuyor.
  • 01 Ağustos 2016
  • 0 YORUM
  • 182 KEZ OKUNDU

15 Temmuz 2016 gecesi yaşadıklarımız 94 yıl önce İstiklal Savaşı’nda yaşadıklarımızdan daha da ağırdı. O yıllarda da hainlerimiz vardı. O günlerin hainleri arasında ekonomik durumu iyi olanlar vardı, bayrağımız altında yaşamaktan rahatsız olanlar vardı, basınımız vardı. Bunları uzatmak mümkündür; ancak hainlerin arasında asker yoktu, kolluk güçleri yoktu. Lokal olanların da bir önemi yoktu. Oysa 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız hainlik ötesinde bir şeydi. Darbe kelimesi bile az kalır. Bu düpedüz bir savaştı. Sadece Cumhurbaşkanımıza karşı başlatılan bir savaş değil; onun şahsında milletimize ve devletimize karşı başlatılan bir savaştı. Aziz milletimizin kendi silahları, uçakları, helikopterleri direkt olarak kendisini, kurumlarını ve meclisini hedef almış, namluları kendisine doğrultulmuştu. Sadece hedef almakla kalmadı, vurdu, öldürdü, katletti. Çocuk demedi, kadın demedi, yaşlı demedi, bu bir insandır da demedi. Tüm hainliğini, hayvanlığını, alçaklığını gösterdi ve milletimize büyük bir acı, hem de son yüz yılın en büyük acılarından birini yaşattılar. Kendi imanıyla, milletiyle, milletimizin değerleriyle diyalog kuramayanlar kırk yıllık enerjilerini hainlerle ve hainlikle diyalog kurarak harcamışlardır.

Aziz milletimizin her türlü değerini sömürmüşlerdir. İmanlarını sömürdüler, ekonomik imkânlarını sömürdüler, masum duygularını sömürdüler, sevgilerini sömürdüler ve belki de hepsinde öte bu aziz milletimizin ve ümmetimizin hüsn-ü zannını sömürdüler. İnsanımız bu hain ve alçaklara, vatan ve millet düşmanlarına her türlü hakkını haram edebilir. Sormak isterim hüsn-ü zan haram edilir mi? Çünkü bu hainler en çok da bu aziz milletin hüsn-ü zannını vurdular, katlettiler. Ne olacak şimdi? Bu millete çok büyük acılar yaşattıktan sonra çıkıp da ne diyeceksiniz? Hala vatan, millet, hizmet mi diyeceksiniz? Hocamızı anlamıyorsunuz mu diyeceksiniz? Sahi ne diyeceksiniz? Anlamak için, uyanmak için, silkelenmek için Suriye gibi olmamız mı gerekmektedir. Yapmak ve başarmak istedikleri tam da buydu. Size bu imkânı vermeyen bu aziz milletin Rabbine kurban olayım. Sadaka belayı defeder denir ya işte fiili olarak bunu yaşadık ve gördük. Birey olarak dualandık, toplum olarak dualandık, millet olarak dualandık ve mübarek vatan coğrafyası olarak dualandık. Mazlumların ve mağdurların duaları iman oldu, cesaret oldu, yürek oldu hainlerin ve alçakların tanklarını, toplarını, helikopterlerini ve uçaklarını ve bil umum silahlarını durdurdu. Hiçbir dönemde böyle büyük bir ihanet kalkışması görmeyen milletimiz hizmetçiler sayesinde bunu da gördü.

P. İ. Ç/ Paralel İhanet Çetesi kimi vurdu? Vururken sağcı, solcu dedi mi? Alevi-Sunni dedi mi? Kürt- Türk, Laz- Çerkez, Arap-Acem dedi mi? Müslüman-Hıristiyan dedi mi? Ak Partili, Chp’li, Mhp’li dedi mi? Hiçbirini demedi, hepsini birden vurdu, hepimizi vurdu. Bu mübarek toprakların, aziz vatanın tüm unsurlarını vurdu. Onlar vururken hesap edemedikleri bir gerçek, kardelenler gibi gün yüzüne çıktı. Biz bütün unsurlarımızla beraber birbirimizin düşmanı değiliz. Bu vatan, bizim gibi inansa da, inanmasa da, bizim gibi düşünse de düşünmese de, siyasi ve dini düşüncesi ne olursa olsun, ırkı, rengi, dili, dini ne olursa olsun hepimizin yegâne ortak paydasıdır. Bu ortak paydaya yönelik bir tehdit meydana geldiği takdirde bütün unsurlarımızla beraber bizde size, hainlere, satılmışlara, tasmalılara terk edilecek bir vatan yoktur. Siz bu aziz millete kıydığınızı zannediyorsunuz ya siz, asıl kendinize kıydınız, kendinizi öldürdünüz, kendinizi katlettiniz, harakiri yaptınız. Ateşler salan beddualarınız müntesiplerinizin evlerini yaktı, kavurdu. Hüs-ü zan sarhoşu yaptığınız evlerden yükselen ve sizi yakıp yıkacak olan beddualardan haberiniz var mı? Gece yatağından kaldırıp beddua seansları düzenlettiğiniz insanların hedefinde şimdi siz varsınız. İşte siz şimdi öldünüz. Bizi öldürürken zihnen, ruhen öldürdüğünüz yürekleri dirilttiğinizin farkında bile değilsiniz. Hala uyanmayanlar varsa onlar zaten belalarını bulmuş demektir. Siyasi hasetliğinden dolayı darbe başarılı olamadı diye üzülen ahmaklar her zaman olacaktır. Bu toplumun renklerinden biri de bunlardır. Bunları da geçeceksiniz, hasetliklerinde yanıp kavrulsunlar.

Yaşadığımız güzel ülkemiz çok mümbittir, verimlidir. Ne ararsanız bulursunuz. Hiçbir şeyin yokluğunu çekmezsiniz. Anadolu’ya geldiğimiz günden beri bin yıldır eksikliğini görmediğimiz, çekmediğimiz bir olgu da bu coğrafyanın haininin bitmezliğidir. Hiçbir dönemde sıkıntısı çekilmemiştir. Fakat kutlu bir gerçek vardır: Tüm hainler pisliklerinde debelenip durmuş ve inlerinde boğulmuşlardır.

Niye kıydınız lan bu millete? Allah belanızı versin, verdi de.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Yorumlarınıza gerçekten oldukça değer veriyoruz ve belirli zaman aralıklarında asıl muhataplarına iletiyoruz.
Savaş Mıydı? Darbe Miydi? başlığı altında yazacağınız tüm yorumlar Tekkeköy Gündem yayın ilkelerine uygunluğu kontrol edildikten sonra yayınlanır. Hakaret içeren yorumlar yayınlanmaz.

Savaş Mıydı? Darbe Miydi? ile ilgili olmayan yorumlarınız için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.